Otuz Milyon Kelime - Part 2

“Sen çok akıllısın”, “Çok zekisin”, “Aferin sana!” gibi cümlelerin çocuğa zarar verebileceğini biliyor muydunuz? Otuz Milyon Kelime kitabında bu övgüleri alan çocukların sabit bir zihniyete, çabaları için övgü alan çocukların ise gelişim zihniyetine sahip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar anlatılıyor. Dayanıklılık (yılmazlık), çocuklarımızın kazanmalarında yardımcı olmamız gereken en önemli özelliklerden biri. Bu yazıda sizin için bunları derledim.

İstediğimiz şey, bir görevi algılayan ve ne kadar zor olursa olsun ve ne kadar zaman alırsa alsın çok hızlı bir şekilde onun nasıl başarılabileceğini değerlendirebilen çocuklara sahip olmaktır. Bunu başarmak doğuştan gelen bir yeteneğe değil, dikkatli ve devamlı bir kararlılığı teşvik etmeye bağlıdır. Gerçekten istediğimiz şey; çocuklarımız bir engelle karşılaştıklarında vazgeçmeden deneyerek onu elde etmenin bir yolunu bulabilmeleridir.
Dayanıklılık (yılmazlık), çocuğa bir hedef için sıkı ve yılmadan çalışma konusunda ilham veren bir sağlamlık özelliğidir. Kararlılık yani dayanıklılık unsuru olmazsa, ne kadar akıllı ve yetenekli olursanız olun işe yaramayacaktır.
Kendilerini doğuştan “akıllı” olarak düşünen insanlar bir şeyi yapamadıklarında, bunun nedeni yeterince zeki olmamalarıdır… ya da bu başka birisinin hatasıydı… ya da zaten yapılması zorunlu değildi… sonra vazgeçerler.
“Azimli” insanlar bir işi yapamadıklarında… bunun birçok denemeden sadece bir tanesini olduğunu bilirler. Ve pes etmezler… gerçek bir savaş vermeden. Çünkü yeterince çaba sarf ettiklerinde her şeyi yapabileceklerine inanırlar.
“Gelişim zihniyeti” zekanın zorluklarla güçlendiğine inanırken “sabit zihniyet”, yeteneklerin mutlak ve değişmez olduğuna inanmaktadır. “Çok zekisin!”, “Her şeyi yapabilirsin” gibi övgülerle büyümek, sabit bir zihniyetle sonuçlanır ve engellerle yüzleşmeye devam etmekten bizi alıkoyar.
Süreç temelli övgüyü daha fazla oranda alan, yani ilk üç yılda çalışkanlıkları ve çabaları için övgü alan çocukların yedi ila sekiz yaşlarında hayata ilişkin gelişim zihniyetine sahip olma olasılıklarının çok daha yüksek olduğu tespit edildi.
Çocuk yetiştirmenin tüm boyutlarında olduğu gibi, başarı çoğunlukla hassas ve çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilen ebeveynlerle mümkündür. Bu ebeveynler, çocukların yaşına uygun davranışsal becerileri ve belki de kendi kendilerine yapabileceklerinden daha iyi bir şekilde problem çözme becerilerini deneyimlemesine yardımcı olabilirler.
Çocuğun problem çözmede sebat göstermesine onun davranışını överek yardımcı olabiliriz ancak çocuğum empati ve kibarlık duygularını geliştirmesine yardımcı olmak için onun kendisini övmek gerekir. Nazik, ahlaklı ve manevi değerlerine bağlı bir çocuk yetiştirmede anne ve babanın kullandığı kelimelerden çok daha önemli bir şey vardır. Nazik, ahlaklı, ve manevi değerlerin bağlı ebeveynlere sahip olmak, asıl bu bize uzun yol aldırır.





Comments