Sağlığımızın En Büyük Düşmanlarından: BPA

Hamilelik öncesi hazırlık için gittiğim doktorumun ilk yaptığı tahlillerden biri vücudumdaki BPA’yı ölçen bir test olmuştu. Hiç beklemediğim bir şekilde test sonucum yüksek çıkmıştı ve doktorum BPA’lı ürünler kullanımına dikkat etmem gerektiğini söylemişti. BPA nedir, hangi ürünlerde vardır, zararları nedir gibi konuları araştırmaya o zaman başlamıştım. Okuduklarım karşısında çok etkilendim ve bundan nasıl daha önce haberim olmaz, nasıl hem bizim hem çocuklarımızın sağlığı göz göre göre bu şekilde riske atılır aklım almamıştı. Bu yazımda sizlere bunlardan bahsederek biraz da olsa farkındalığın artmasını umuyorum.
Bisfenol A (BPA), plastik, naylon, polyester, PVC, epoksi reçine gibi maddelerin üretiminde kullanılan kimyasal bir bileşen. Plastik, naylon ve konserve gibi kutularda satılan paketli yiyecek ve içecekler, plastik ve kaplama mutfak malzemeleri, elektronik aletler, kişisel bakım ürünleri, spor malzemeleri ve oyuncakları bizlerin ve çocukların en çok temas ettiği, kullandığı BPA’lı ürünlere örnek olarak gösterebiliriz.
BPA ile ilgili yapılan birçok araştırmaya internetten kolaylıkla erişebilirsiniz. Bu araştırmaların gösterdiği bazı zararlar şöyle;
- Endokrin bozucu etkisi vardır.
- Özellikle yenidoğan bebek ve çocuklarda büyüme ve davranış bozuklarına sebep olur.
- Beyin gelişimini olumsuz etkiler.
- Vücuttaki hormon sistemini taklit ederek erken ergenliğe sebep olur.
- Meme ve prostat kanseri riskini arttırır.
- Kalp ve damar hastalıklarına, tiroid bozukluğuna, obeziteye sebep olur.
- Hem kadın hem erkeklerde üreme sağlığını kötü etkilediği kanıtlanmıştır.
Bu kadar ciddi zararları olan ama bu kadar da hayatımızın her alanında kullandığımız bir madde BPA. Kullanımını tamamen bırakmamız pek mümkün görünmüyor ama mümkün olduğunca azaltmaya çalışmak hem kendimizin hem de çocuklarımızın sağlığı için çok önemli bir adım. En büyük tehlike yiyecek ve içeçeklerin ambalajlarından ya da pişirdiğimiz, sakladığımız, servis yaptığımız kaplardan direk vücudumuza girmesi.
Alabileceğimiz en basit ilk önlem plastik şişeden su içmeyi bırakmak. BPA özellikle sıcakta ortaya çıkıp, suya karışıyor. Plastik şişelerin bize ulaşıncaya kadarki saklanma koşullarını veya taşınma sırasında aldığı darbeleri bilmiyoruz. Evde BPA’sız veya cam damacana kullanmaya başlayıp, dışarıda da buna dikkat etmeye çalışabiliriz. Biz dışarıya çıkarken yanımıza çelik veya BPA’sız suluklarımızı alıyoruz. Son 3 senede birkaç zaruri durum dışında Oğuzhan da ben de pet şişeden şu içmedik. Ali için bu konuya ayrıca hassasiyet gösteriyoruz.
Diğer bir konu mutfakta ve beslenmede kullandığımız ürünlerin BPA’sız olmasına dikkat etmek. Özellikle bebeklerde kullandığımız biberon, emzik, veya beslenme gereçlerinde risk daha yüksek. Bunları genellikle sıcak sularda yıkayıp, dezenfekte ediyoruz ve bu süreçte eğer BPA’lı ise sıcakta çözünüp açığa çıkıyor. Diğer BPA içeren mutfak malzemelerini de eğer bulaşık makinesine koyarsak yine yüksek ısıya maruz kaldığı için risk artıyor.
Teflon tava gibi kaplama ürünler yerine de demir döküm veya çelik tercih etmek yine önemli bir adım. Pişirme esnasında veya bulaşık makinesinde yüksek ısıda bu kimyasalların da meydana çıkma ve direk gıdalara geçme ihtimali yükseliyor. Tek kullanımlık plastikleri de hayatımızdan çıkarmak çok önemli. Ben dışarıya çıkarken Ali’nin pipetle bir şey içme ihtimaline karşı yanıma çelik pipet bile alıyorum.
Paketli gıdaları ise yine mümkün olduğunca azaltmak gerekiyor. Birçok ambalajda gıda ile direk temas eden BPA’lı kaplamalar kullanılıyor. Örneğin konserve ürünleri plastik olmadığı için BPA yoktur diye düşünebiliriz ama aslında metale temas etmemesi için BPA içeren reçine ile kaplandığı için en riskli grupta yer alıyorlar. Hatta cam pakette yer alan ürünlerin bile kapaklarında BPA olması onların da riskli olması anlamına geliyor. Bu konuda yapabileceğimiz en güzel şey paketli gıdayı minimuma indirmek. Paketli gıda tüketen ve tüketmeyen kişiler arasında yapılan araştırma sonuçları gerçekten çok etkileyeci. Yapılan bir araştırmada 3 gün paketli gıda tüketmeyen kişilerde BPA oranının %66 düştüğü tespit edilmiş.
Çocuklar için alabileceğimiz bir diğer önlem de BPA’sız veya ahşap oyuncaklar tercih etmek. Özellikle oral dönemde her şeyi ağızlarına götürdükleri için Ali’ye oyuncak seçerken mümkün olduğunca dikkat ettim buna. 1 yaş sonrası taşıtlara olan ilgisiyle birçok plastik ürün girdi hayatımıza ama ben yine de bunları minimumda tutmaya ve plastik oyuncakları ağzına almamasına ve oynadıktan sonra elini yıkamaya özen gösteriyorum. Çocuklarımızın küçük bedenlerinin böyle kimyasallara maruz kalması biz yetişkinlere göre çok daha tehlikeli olduğu için bu konularda daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak BPA ile hemen hemen aynı özelliklere sahip olan ve benzer alanlarda kullanılan Bisfenol-S (BPS)’in de aynı şekilde zararlı olduğunu ve ürün seçiminde mümkünse BPS’den de kaçınmamız gerektiğini eklemek istiyorum. Benim de bir süre önce farkında bile olmadığım bu önemli konuya umarım biraz dikkatinizi çekmeyi ve bazı önlemler almak için ilham olmayı başarabilmişimdir.





Comments